Zeka dışarıdan gelen çeşitli uyarıları yorumlama ve bunları bilgiye dönüştürüp kullanma becerisidir. Bu ise insana özgü bir özelliktir. Zekanın tanımındaki bu durum insanın hayatta kalmasını ve yaşam kalitesini artırmasını sağlar. 

Beyindeki bir kısma değinecek olursak; insanı insan yapan Prefrontal Cortex‘tir. Prefrontal Cortex beynimiz ön alın lobunda bulunur; hafıza ve karar verme gibi işlemleri gerçekleştirir. Bütün canlılar içinde insanlar, en fazla Prefrontal Cortex alanına sahiptir. Prefrontal Cortex ne kadar gelişmiş ve eğitilmiş ise insanlar da o oranda doğru muhakeme yapabilme becersine sahip olur. Schopenhauer yetenek için ”kimsenin kolayca vuramadığı bir hedefi 12’den vurmak”, deha için ise ”kimsenin göremediğini 12’den vurmak” demiştir. Böyle bir sınıflandırma yapıldığında hayvanların da yeteneği olduğu ama deha noktasına sadece insanın ulaşabileceği  söylenebilir. 

Zeka çeşitleriyle ilgili olarak ise;  sadece IQ ile sınırlandırılamaz yani sadece dilsel ve matematiksel süreçler değildir. Zekanın pek çok komponenti [unsuru] vardır. Bunlar; müziksel, vücutsal, bedensel, doğa ile ilişki içerisinde olma, uzaysal yetenekleri kullanabilme, kişiler arası ilişki ve kendini tanıma, ezistansiyelist fikir oluşturma gibi zeka çeşitleridir.

 Zeka, anne veya babadan ya da daha eskiden gelen  genetik bir mirastır. Hamilelik dönemi; anne babanın sağlıkları, beslenme, stres, hastalıklar, doğum sırasında yaşanacak olası travmalar zeka üzerinde etkili olurlar. Bazı travmalar beyinde gördüğümüz ya da göremediğimiz  değişikliklere neden olabilir. Doğum sırasında veya çocuklukta bu travmalar yaşanmayabilir. Ama ileriki zamanlarda geçireceği travmalar, zeka üzerinde etkisini gösterecektir. Zekanın daha iyi oluşması için anne, hamilelik dönemi öncesinde ve hamilelik sürecinde sağlıklı beslenmesi gerekir. Vitamin , iyot , demir eksikliği, omega 3 ve DHA [okuma bozukluğu ve öğrenme güçlüğü gibi durumlarda yararlı olabilecek maddeler] eksikliği gibi durumlar çocuğun ileride yaşıtlarına göre problem çözme yeteneklerinin, dil becerisinin akıcılığının daha az olmasına neden olur. 

Günümüz hamilelik döneminde takviye alma durumu artmıştır. Hamilelik esnasında dışarıdan takviye almak kısmen zeka gelişimi için etkili olabilir. Örneğin  omega 3 yani DHA’sı az olan bir anneye DHA verildiğinde kısmen artış gösterir. Ama etkili  artış göstermesi için en etkili yol, balıktır. Balık yiyen annenin çocukları diğer çocuklara göre genelde daha zeki olurlar. 

Değinmek istediğim bir başka  konu ise beyin ve zekanın geliştirilebilir olmasıdır. Beynin bir gelişimsel süreci vardır, içerisinde milyarlarca nöron bulunduran beyin, anne karnından itibaren gelişmeye başlar. Tabi bu nöron sayıları bebek ve yetişkin için farklılık gösterebilir. Yeni doğmuş bir bebeğin yetişkine göre daha çok nörona sahip olduğunu söyleyebiliriz. Beynimiz oldukça fazla nöronu yapısında bulundurması, gelişmesi için yeterli değildir. Beynin sınırsız bir potansiyeli olduğu  doğru ancak  gelişmesi için yapılması ve  eklenilmesi gereken şeyler de vardır. Mesela bir araba düşünün, gaza basıldığında durmaksızın gidebilir. Fakat  onu sürebilmek için ileri sürüş tekniklerine, benzine ve daha birçok  şeye ihtiyaç duyulur. Bunlar olmadan araba sürebiliyor olmak maalesef ki bir işe yaramaz. Beyin de aynen bu şekilde çalışır. Beynin bir potansiyeli vardır fakat beyni geliştirmek için  üzerine bir şeyler eklemek gerekir. Başka bir deyişle zeka bir entegrasyon [iki olay arasında bağlantı kurma gücü] gücüdür. 

Zekanın başka bir görevi de öğrenme ve taklit etmedir. Zeka genetik alt yapısı olmasına rağmen geliştirilebilir. Zekayı geliştirmek ve eğitimle üzerine bir şeyler katmak mümkündür. Eğitimden bahsetmişken çevrenin zekaya etkisindeki en önemli faktörlerden biri ise eğitimdir. Örneğin bütün yaşadığı badireleri, travmaları atlatmış süper zeki bir çocuk kötü bir eğitimin içine düşerse [ezberci eğitim] o zaman zekanın ve becerinin en büyük düşmanı bu kötü eğitim olur. Philip Zimbardo şöyle demiştir: ”Bir turşu fıçısında taze bir hıyar olarak kalamazsınız.” Yani çocuk ne kadar zeki, beyin gelişimi ne kadar düzgün olursa olsun iyi bir eğitimle desteklenmediği sürece zeki çocuklar, standarilize edilmiş olurlar ve kaybolup giderler. Bahsettiğim bu iyi eğitim; analitik, kuşkucu ve sorgulayıcı olmalıdır, soru sormalı ve sordurmalıdır, kapasiteyi yükseltmeyi amaç edinmelidir.  

Bahsedeceğim bir diğer şey ise çocuk ve yaşlılardaki beyindir. Bir çocuğun keşfetmeye ihtiyacı vardır. Duyuları aktiftir ve o duyularla beyne gelenleri anlamlandırması ve bir araya getirmesi lazımdır. Buna ek olarak çocuklar  küçük yaştan itibaren çok ciddi bir merak duygusuna sahiptir.. Burada bahsedilen merak çocuğun bilme ve öğrenme isteğinden doğar. Bilme isteğinin sürdürülebilirliği bu noktada çok önemlidir. Ama bu bilme isteğinin geçici olması da çok olasıdır. Çocuğun aldığı bilgileri anlamlı hale getirmesine izin verilmesi gerekir. Yani çocuk bir şey sorduğunda ona direkt cevap vermek vermek yerine karşılıklı sorularla bir öğrenme sağlandığında öğrenme süreci etkili bir hal alır. Diğer yandan direkt cevap verildiğinde ise çocuğun o bilgiyi zihninde yapılandırmasına izin verilmemiş olunur. 

Çocukların çok erken yaşta gözlem becerilerinin geliştirilmesine ihtiyaçları vardır. Bu beceriler geliştirildiği zaman çocukların gittikçe daha iyi seviyeye geldiği görülür. CHC kuramı [Cattel Horn kuramı]’na göre zeka üç katmandır: En alt katman sınırlı becerilerden, bir üst katman geniş yetililerden, en üst katman da genel zekadan oluşur. Sınırlı beceriler ne kadar gelişirse genel yetiler de o kadar gelişme gösterir. Dolayısıyla genel zeka da gelişmiş olur. Bunlardan birisi örüntüdür. Örüntü desteklendiği zaman çocuğun akıcı zekası gelişir. Akıcı zeka; problem çözme, akıl yürütme, sınıflandırma ile ilgilenen zeka türüdür. Kristalize zeka; genel kültür, dil bilgisi, sözcük bilgisi gibi alt yapıları olan zekadır. Bu becerileri geliştirmeye yönelik tek tek etkinlik yapılırsa çocuklar beceriden yetenek alanına geçmiş olurlar. 

Gelelim yaşlı beynin nasıl bir işlev sergilediğine. Bütün organlar gibi beyin de yaşlanır, beyin yaşanmaya başladıkça bilişsel işlevlerde birtakım azalmalar olur. Duruma göre karar verme yetenekleri azalır. Bellek giderek zayıflamaya başlar. Bu olumsuz durumların biraz daha azalması için beslenme şekline dikkat edilmeli ve hareket halinde olunmalıdır. Tabi ki yaşlanan beynin iyi yönde sergilediği durumlar da vardır. Mesela strateji geliştirme yeteneği ve öfke kontrolünü sağlamak yaş ilerledikçe kolaylaşır. Tabi bu durum sağlıklı bir yaşlılık geçiren kişiler için geçerlidir. Eğer sağlıklı bir yaşlılık geçirilmiyor, alzheimer gibi bir hastalık söz konusu ise, bir şeyi değil o şeyin ne işe yaradığı unutuluyor ise tehlikeli bir durum söz konusu demektir. Kitap okumak, sosyalleşmek, ibadet etmek, sohbet etmek, seyahat etmek, müzik dinlemek gibi etkenler alzheimer olma olasılığını azaltacak etkenlerden bazılarıdır. 

Akıcı zeka yaş ilerledikçe azalırken kristalize zeka yaş ilerledikçe artacaktır. Sonuç olarak zeka çevresel koşullar ve öğrenme yöntemiyle doğrudan ilişkili olduğu için artırılabilir ve geliştirilebilir.

Kaynakça:

(CNN Türk, Zeka nasıl geliştirilir?, 2017)

           

                                                                                                                       

0 Shares:
1 yorum
Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bunlar da hoşunuza gidebilir
Okumaya Devam Et!

Vücut Saatimiz

“Zaman öldürmek yerine bir şeyler yapın. Çünkü zaman sizi öldürüyor.” Paulo Coelho Genellikle işlerimizi bir an önce halledip…
Okumaya Devam Et!

Liderlik

Lider ya da Önder, bulunduğu çevreye yarar sağlayan, süregelen gelenekte köklü değişiklikler yapan ve çevreyi yönetmek için sorumluluğu;…
Okumaya Devam Et!

GÜLÜMSEMENİN GÜCÜ

“Gülümse, kalbin ağrıyor olsa da. Sadece gülümsersen, hayatın hala değerli olduğunu göreceksin.” Nat King Cole Neden gülümseriz? Planlamadan…