Dünya tarihinde insanların yaşamını büyük ölçüde değiştiren ekonomik olarak iki tane önemli olay vardır. Bunlardan biri Tarım Devrimi diğeri ise Sanayi Devrimi’dir. Tarım Devrimi’nden önce insanlar geçimlerini sürdürebilmek için çevresel koşulları da dikkate alarak karınlarını doyurabilmek adına ürün toplayabilecekleri ve avcılık yapabilecekleri yerlere dönemsel olarak gidip çevresel koşullar (mevsim, sıcaklık vs.) değiştikçe gittikleri yerden başka bir yere giderlermiş. Tarım Devrimi ile birlikte insanlar toplayıcı – avcı yaşam biçiminden yerleştikleri yerde geçimlerini sürdürebilmek adına üretici yaşam biçimine geçmişlerdir (Yılmaz, 2019). Üretici yaşama geçmenin bir sonucu olarak da iş gücü kıymetli hale gelmiş ve daha çok emekle daha çok ürün elde etme anlayışı oluşmuştur. Sanayi Devrimi ile birlikte ise makineleşmenin etkisiyle üretici yaşamda iş gücünün önemi yavaş yavaş değerini yitirmeye başlayınca insanlar iş bulabilmek için sanayilerin yoğun olduğu büyük şehirlere göç etmeye başlamıştır. İnsanlar büyük şehirlere göç ettikçe büyük şehirlerde yaşayan insan sayısı hızla artmış ve artan nüfusla birlikte büyük şehirlerde yeni ihtiyaçlar doğmuştur. Bunun sonucunda da iş dünyasında tutunabilmek ve daha çok üretip daha çok kazanmak için rekabet ortamı kendi kendini gösterir olmuştur. Rekabet ortamının kendini belli etmesiyle birlikte işyeri sahipleri rakiplerinden daha az ana para, emek ve zaman harcayarak daha fazla ürün üretmenin formüllerini aramaya (Yılmaz, 2019) bir başka deyişle “verimlilik”i arttırmanın formüllerini aramaya başlamışlardır. “Verimlilik”i arttırmanın formüllerini aramak doğal olarak verimlilik hakkında birçok araştırma yapılmasını sağlamıştır. Bu araştırmalarda verimliliği etkileyen faktörler işletme içi faktörler, işletme dışı faktörler ve hükümet politikaları ve altyapı olarak 3 ana başlıkta ele alınmıştır. İşletme içi faktörler katı faktörler ve esnek faktörler olmak üzere 2 alt başlıkta ve işletme dışı faktörler de yapısal düzenlemeler ve doğal kaynaklar olmak üzere 2 alt başlıkta ele alınmıştır. İnsan işletme içi faktörlerden esnek faktöre girerken insan gücü ise işletme dışı faktörlerden doğal kaynaklara girmektedir. Esnek faktörler alt başlığının içine giren insan’ın verimliliğini arttırmak için işverenler ödül sistemini iyi kurmalı, katılımcı yönetim anlayışı geliştirmeli, işi zenginleştirmeli ve oryantasyon ve meslek içi eğitimler vererek çalışanların kariyer gelişimlerine destek olmalıdırlar. Doğal kaynaklar alt başlığının içine giren insan gücü’nü arttırmak için de iş verenler, çalışanlarının sağlığını iyileştirmeye özen göstermeli, onlara dinlenebilecekleri boş zaman planlamalıdırlar. (Özbek, 2007).
İş verenler çalışanlarının sağlığını iyileştirmek için iş başında iş güvenliği tedbirlerinin alınmasına önem vermeli, çalışanlarını düzenli aralıklarla sağlık kontrollerine yönlendirmeli ve yemekhanede öğlen yemeklerinde sağlıklı gıdalar tüketmelerine yardımcı olmalıdırlar.
Sağlıklı gıda tüketmenin yolu gün içinde enerji, su, mineral, vitamin, yağ, protein ve karbonhidrat içeren besinleri dengeli bir şekilde tüketmekten geçer. Ancak rekabetin çok yoğun olduğu iş ortamında insanların pek çoğu sabahları işe yetişebilmek için kahvaltı etmeden evden çıkıyorlar veya kendilerinden istenen işi eksiksiz ve başarılı olarak yapabilmek için öğlen yemeği molasına çıkmıyorlar. Böyle olunca da sağlıklarını yitirmemek için çeşitli ilave besin ve vitamin haplarına yöneliyorlar. Örneğin demir yetersizliği psikomotor değişime, zihin performansında fonksiyonlarında azalmaya, davranış değişikliklerine, enfeksiyonla ilgili hastalıkların ortaya çıkmasına ve metal zehirlenmelerine yol açmaktadır. Demir eksikliğini doğal yoldan gidermek için yumurta, saflaştırılmamış tahıl, kuru baklagil, yağlı tohum, koyu yeşil yapraklı sebzeler ve kuru meyve tüketmek gerekir. Ancak fitatlar, oksalatlar, çay, kahve ve yüksek posa içeren gıdalar demirin emilimini olumsuz etkilemektedir (Rakıcıoğlu, 2017). Bu yüzden demir eksikliğinin olumsuz sonuçlarının iş yaşamına ve verimliliğine gölge düşürmesini istemeyen çoğu kişi demir haplarına yönelmektedir. Bir başka örnek vermek gerekirse B12, B6 ve Folat eksikliği ise anemi riskinin artmasına, kan homosistein düzeyinde artışa ve bilişsel fonksiyonlarda bozulmalara neden olmaktadır. B12 vitamini süt ve süt ürünlerinde ve et grubu besinlerinde, B6 vitamini sebze ve meyvelerde ve et grubu besinlerinde ve Folat ise sebze ve meyvelerde ve ekmek ve tahıllarda bulunmaktadır (Rakıcıoğlu, 2017). Yoğun iş temposu nedeniyle B12, B6 ve Folat vitaminlerini gün içinde tüketemeyen kişiler verimlilik ve performans kaybı yaşamamak için bu vitaminleri vitamin haplarından karşılama eğilimi göstermektedir. Bu yüzden de günümüzde aktarlarda satılan performans arttırıcı otlar, karışımlar ve bitkisel ürünleri olup ürünlerini distribütörler aracılığıyla satan firmalar moda olmuştur. Ancak sağlıklı olan şey; gün içinde her besin grubundan dengeli bir şekilde tüketerek performansımız için gerekli olan besinleri doğal yollarla karşılamaktır.

Kaynakça ve İleri Okumalar:

Özbek, Ç. (2007). Verimlilik Arttırma Teknikleri. T.C. Yıldız Teknik Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İşletme Anabilim Dalı İşletme Yönetimi Yüksek Lisans Programı.
Rakıcıoğlu, N. (2017). İşçi Beslenmesi. İş ve Meslek Hastalıkları Seminer Programı, 21.12.2017, Ankara.
Yılmaz, Y. (2019). İşgücü Verimliliğini Etkileyen Faktörlerin Analizi: Bütüncül Bir Yaklaşım. T.C. İstanbul Üniversitesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Anabilim Dalı.

0 Shares:
Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bunlar da hoşunuza gidebilir
Okumaya Devam Et!

Başarının Altın Anahtarı: MOTİVASYON

“Başarı cüretin çocuğudur.” – Benjamin Dİsraeli “Başarının sırrını çözen çoğu kişi, motivasyon sözlerinin gücünün farkındadır.” –Nesrin Bayraktar “Başarmak…
Okumaya Devam Et!

Veri Okuryazarlığı

Günümüzde artık veri kelimesini duyunca aklımıza gelen konular, toplum olarak alıştığımız ve temel olarak yakın gelecekte ne olacağını…
Okumaya Devam Et!

HİSSİZLİĞİN HİSSİ

Kendi başımıza ne kadar çok şey yaşamışız aslında. Şöyle bir baksak ya geçmişimize, ele alınacak tek bir şey…