Varlığını sürdürmeye başlayan insanlık, dünyanın geniş coğrafyasında birçok kültürü ve beraberinde toplumları da meydana getirmeye başlamıştır. Toplumlar yaşamlarının ilk günlerinden bu yana gelişim göstermeye devam etmiştir. Hayatın ilerlemeci yapısı ile birleşen bu gelişim, toplumların oluşturduğu kültürel yapıların da beraberinde yeni yollara girmesine yol açmıştır. Gelenekselden moderne, modernden postmoderne doğru ilerleyen toplumların kültürel serüvenleri, üretimlerinin de zenginleşerek farklılaşmasına neden olmuştur. Bilhassa sanatın üretim alanlarında görülen yenilikçi ve zengin ürünler, toplumların kültürel yapısının farklı boyutlara taşındığının göstergeleri olmuştur.

Modernizm evreninde kabul edilmiş kurallaştırılmış idealler ve ilkelerin yorumlanan, eleştirilen ve sorgulanabilen haller alması sonucunda modern öğretilerin getirmiş olduğu bilgi, gerçeklik ve doğruluk kavramları postmodernizm ile birlikte tartışılmaya başlamıştır.

Postmodernizm, modernizmin oluşturmuş olduğu idealler evreninde var olan bir dünyada, bu ideallerin sorgulanışı ve yavaş yavaş geçerliliğini yitirmesi ile ilk olarak başlangıcını şekillendirmeye başlamıştır. Modernizmin on dokuzuncu yüzyılın sonlarına doğru oluşturmuş olduğu idealler veya ilkelerin artık yoruma dayalı olarak bir yenilik ve olağanlık kazanmaya başlıyor olması yaşamın birçok alanına etki etmeye başlamıştır. Dünya savaşlarının yaratmış olduğu yıkımlar, insanlığın birçok alanında etik ve ahlaki açıdan sorgulamaları ortaya çıkarmıştır. Bu sorgulamaların beraberinde, modernizmin çizmiş olduğu sınırları ve kuralcılığı genel anlamda sorgulayarak sorun haline getiren insanlık, postmodernizmin yirminci yüzyılın ortalarında görünürlüğünü belirginleştirmesine neden olmuştur. Bilginin ve bilimin yönlendirmesi ile modernizm bünyesinde kalıplaşmış gerçeklik ve doğru kavramlarını bulundurmaktadır. Postmodernizm ise söylemlerin oluşturduğu bir gerçeklik ve doğruluk anlayışı ile birlikte, doğru ve gerçekliği bir inşa süreci olarak ifade etmektedir. Bu bağlamda felsefeden sanata kadar hayatın birçok alanında postmodern içeriklerin görülmesine neden olmuştur. Özellikle sanat postmodernist bir yapı alarak farklı dallarının birbirleri ile olan etkileşimini attırmış ve etkisinde olduğu modernizmin yapısını ortadan kaldırmıştır. Modernizmin çizmiş olduğu ideal ve kuralcı yapının ardından gelen postmodernizm de sinemadan, edebiyata birçok sanat alanını ve disiplini etkilemiştir. İspir ve Kaya’nın dediği üzere; ‘‘Modernizmden köklü kopuş şeklinde de tanımlanan postmodernizm, sanat alanında modernizmin kurallarını sorgulama yoluna giderek sanatın yüce mevkiini sarsmıştır.’’ (İspir ve Kaya, 2011, 82).  Mimariden resme, edebiyattan sinemaya kadar sanatın neredeyse her noktasına değmeye başlamıştır postmodernizm. Bilhassa toplum ve insan yaşamı açısından mimaride görülen eserler veya ürünler, sanattaki görülen postmodern yönelişlerin oluşturmuş olduğu toplumsal ve kültürel değişimlerin belirgin örneklerindendir.

Postmodern bir sanat ne kadar modern bir kaynaktan besleniyor olsa da, elde ettiği ürünler ile moderne karşı olan tavrı ve tezatlığı okunabilmektedir. Modernizm öğretilerini sorunsal hale getirip sorgulayan postmodernizm, sosyal bilimlerdeki birçok disiplin ile birlikte toplumların meydana getirdiği her noktada kendini gösterir bir nitelik kazanmıştır. Postmodernizmin gelişim gösterdiği yıllarda insanlık aynı zamanda bir yandan elinde bulundurduğu imkânları değerlendirme ve geliştirme yönünde de ilerici atılımlar gerçekleştirmeye başlamıştır.

Toplumlar, sanatta yeni bir devinim olarak kabul edilecek olan postmodernizm ile kendi içerisindeki dinamikleri de değiştirme yolunda gelişim göstermişlerdir. Toplumdaki sorunların sorgulanması, etik ve ahlakın oluşturduğu sorgulamalar postmodern anlayışın ortaya çıkışının göstergelerindendir.

Sanat, birçok dalında postmodern akımı üzerine giyerek modernizmin çizdiği sınırların üretimini de ele alıp sosyal alandaki düzenin nizami yapısını irdelemiş ve sorgulamıştır. Postmodernist öğretilerin sağlamış olduğu modern olanı sorgulama yetisi, toplumların yaşadığı birçok soruna karşı ilerici bir çözüm alanı da yaratmıştır. Çözüm alanına yönelik bir numune olarak ele alınabilecek olan bilim kurgu türü sanatın içerisinde postmodern akım ile meydana gelmiş bir örnektir. Birinci ve ikinci dünya savaşları sonrasında yaşanan kültürel ve siyasi etkileşimlerin oluşturmuş olduğu kaotik ortama karşı bir çözüm arayışında olan toplumlar bilim kurgu sineması ve edebiyatı ile çözüm alanlarının örneklerini sanatseverlere sunmuştur. Üretildiği dönem içerisindeki sosyal veya bireysel problemleri dile getiren bilim kurgular, gelecek için bir çözüm anahtarı olarak ele alınabilmektedir. Var olan düzende yaşanılan sıkıntıların bir çözüm dünyası olarak bilim kurgu evreni yaratılmıştır. Bilim kurgu postmodernizmin toplumların yapısındaki düşünce ve üretim düzenlerindeki değişimin sağladığı olanaklara yönelik küçük bir örnek teşkil etmektedir. Toplumlar, postmodernizmin sağladığı değişim rüzgârını sanatın aracılığıyla birleştirerek sosyal alanlardaki problemlere yöneltmiş ve çözüme yönelik yaşam içerisinde yeni ürünler meydana getirmişlerdir. Burunsuz ’un da belirttiği gibi; ‘‘Postmodernizm, modernizmin bir bileşeni olarak karşımıza çıkmaktadır. Modernizmin ilkelerini gün yüzüne çıkaran postmodernizm, tüketimi ve teknolojiyi de eleştirerek toplumsal değerlerin ve pratiklerin de yeniden anlamlandırılmasını sağlamaktadır. Değişen değerler ve pratikler her alana yansıyarak üretimin farklılaştığı bütünsel bir anlayışın oluşmasına olanak vermektedir.’’ (Burunsuz, 2020, 105).   Bu bağlamda, sanatın bir akım olarak kabul ettiği postmodernizmin toplumsal pratiklerin her alanında bir değişime yol açtığından bahsedilebilir. Kronolojik olarak ilerleyen tarih ile birlikte insanlık yeni üretim alanları ile toplumun değişimine yol açarken postmodernizmin sağladığı sorgulayıcı yapı ile bu değişim oldukça zenginleşmiştir. Sanatın geçirdiği dönüşüm üretimdeki değişimi etkilediği kadar, toplumun kültürel yapısındaki olaylar ve yargıların da postmodernizmin sorgulayıcı yapısı ile değişmesine neden olmuştur.  Toplumsal iletişimden ilişkilere kadar neden veya niçin gibi sorulara yanıt aranmasına olanak sağlayan postmodernizm, yaşamın kendi sirkülasyonunda yeni yollar açarak toplum içerisindeki değişimleri beslemiştir. Dönemin ve toplumların getirdiği gereklilikler veya olanaklar ile bir düşünce sistemi, bir sanat akımı olan postmodernizm toplumların varlıklarının değişime uğramasına neden olmuştur. Küresel çapta bir etki yaratmış olan postmodern akım, insanlığın değdiği her noktayı bir sürece sokarak, altında yatan sorgulanabilir ve sorun haline getirebilir düşüncesi ile bir değişim hareketi olmuştur. 

Önerilen Film:

  •  Bıçak Sırtı (Blade Runner)
  • Yayın tarihi: 1982 (Kanada)
  • Yönetmeni: Ridley Scott
  • Yapım yılı: 1982
  • Bilimkurgu sinemasının ilk örneklerinden olan film postmodernizmin etkilerini taşıyan bir film olarak izleyici ile buluşmuştur. Postmodern bir dünyanın örneklerine yer veren film seyirciye farklı bir evrenin güzelliklerini beyaz perdeden yansıtmaktadır.

Kaynakça:

  • İspir, N, Kaya, Z. (2012). SİNEMADA POSTMODERN ARAYIŞLAR. Atatürk İletişim Dergisi , (2) , 81-99.
  • Burunsuz, M. (2020). POSTMODERN SANATTA ESER VE KAVRAM BİLEŞENLERİ ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME. Yıldız Journal of Art and Design, 7 (2) , 100-120.
0 Shares:
Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir