Medya varlığını sürdüğü ilk günden bu yana her işletme gibi kâr anlayışına ek olarak, sosyal sorumluluk anlayışını da bünyesinde barındırmaktadır. Sosyal sorumluluk anlayışının diğer amacı, medyanın toplumu bilgilendirme eylemidir. Bu bilgilendirme eylemini yerine getirebilmek adına haberler büyük oranda rol almaktadır. Haberler, geçmişten günümüze kadar yazılı veya görsel olarak birçok kitle iletişim aracının vasıtasıyla varlığını sürdürmektedir. Haber; farklı sosyoekonomik ve sosyokültürel tabakadan izleyicilerin veya okurların, yaşadıkları toplumdan ve genel olarak dünyadan bilgi edinebilmek amacıyla yararlandıkları medya ürünüdür.

Bir işletme olarak ele alındığında medya için haber aynı zamanda bir ürün olarak tanımlanabilmektedir. Her üründe olduğu gibi haberin de bir üretim süreci bulunmaktadır. Haberin üretim işleminin sahibi olan medya kurum veya kuruluşuna göre inşasında farklılıklar görülebilmektedir. Haberin üretildiği kurum veya kuruluşun ideolojik yapısı, dönemin iktidarına yönelik muhalifliği veya iktidara olan yakınlığı, devlet düzeni vb. gibi kurum veya kuruluş üzerinde yaptırım gücü olan etmenler haberde de görülmektedir.

Medyanın işletme olarak yaşadığı kaygıların başında ekonomik kaygılar gelmekte ve bu ekonomik kaygılar etik yayıncılık anlayışının önüne geçmektedir. Yaşanabilecek olan ekonomik kaygıların sonucunda, medyanın etik varlığının göstergesi olan doğru bilgiye ulaşma, doğru haberdar olma ve doğru yönlendirme gibi eylemleri sağlıklı bir şekilde yerine getiremediği görülmektedir. Haber tanımı için özetle bir bilginin topluma medya aracılılığıyla ulaşması denilebileceğinden bahsedilebilir. Bir bilginin varlığından söz edildiği takdirde o bilginin doğruluğu ve gerçekliği ile ilgili sorgulanabilecek kavramlar ortaya çıkmaktadır. Aynı zamanda bilgi üzerinde sorgulanabilecek olan kavramlar, haber için de geçerli hale gelmektedir. Gerçekliğin veya doğrunun tekrardan inşası olarak tanımlanabilecek bir üretim sürecine sahiptir haber. Erdoğan Tosun’a göre, ‘‘Haber üretimi esnasında toplumsal gerçeklik ve sorunlar ideolojik seçme, kapalı metinler içine hapsetme, taraflılık gibi eğilimler nedeniyle farklı biçimlerde temsil ediliyor.’’ (Tosun, 2007: 99). Bu durumda haberin üretim sürecinde gerçekliği bozmak adına çarpıtma ve kurgulama gibi yaşanabilecek olan müdahaleler söz konusu olabilir. Haberin üretim sürecine müdahale edilebilecek birçok müdahale aracının altındaki yönlendiriciliğin başında ideoloji yer almaktadır.  İdeolojinin etkisi ile biçimlenmiş bir haber üretimi, dil ve bilinç pratiğinin de biçimlenmesine ön ayak olmaktadır. Bir müdahaleler silsilesinin çemberinde oluşturulmuş medya ürünleri olan haberlerin, toplumun sosyal yapısında doğabilecek olumlu veya olumsuz hareketlenmeleri de beraberinde getirebileceği görülebilir. Hareketlenmelerin yönlendirilmesinde yine meydanın sosyal sorumluluk anlayışı devreye girmektedir. Toplum içerisinde oluşabilecek olumsuz hareketlenmelerin (ayrımcılık, fobi, ırkçılık, siyasi kutuplaşma vb.) doğru bir şekilde yönlendirilmesi adına sosyal sorumluluk anlayışı devreye girer. Bu bağlamda hak haberciliği kavramı ortaya çıkmaktadır.

Hak haberciliği kavramı altında bir haberin yönlendirilmelere ve müdahalelere uğramadan, gerçek ve doğru habercilik anlayışı yatmaktadır. Hak haberciliği anlayışı ile üretilmiş bir haber, çarpıtma veya kurguya uğramamış, iktidar veya otoritenin baskısından uzak durmuş, ideolojik anlayışlardan olabildiğince arınmış bir şekilde medya organlarında yer almaktadır. Hak haberciliği kavramının bir diğer anlayışı ise haberdeki hak ihlallerini, ötekileştirmeyi, yok saymayı ortadan kaldırmaktır. Hak haberciliği; belirli ilkeler, kurallar belirlemekten öte, habercilerin habere ve hak ihlaline bakışını değiştirecek girişimlere ihtiyaç duyulduğunun altını çizen habercilik anlayışıdır. Meltem Özuğurlu ’ya göre; ‘‘Hak haberciliği yapan gazeteciler de bir tür kamu gazeteciliği yapmaktadır. Toplumun yararına, toplumun çıkarını kollayan bir haber türüdür hak haberciliği. Hak ihlallerini yönelik toplumu amaçlayan, çözüm yolları konusunda yol gösterici olan, okuyucuları kendi yaşamları üzerinde söz sahibi olan birer birey haline gelmeleri için bilgilendiren, bilinçlendiren ve haklarını arama yollarını gösteren bir kamu gazeteciliğidir söz konusu olan.’’ (Özuğurlu, 2009: 162). Toplumun sosyokültürel veya sosyoekonomik yapısında var olabilecek olan eril düzen anlayışı, ırksal üstünlük anlayışı, toplumsal cinsiyet eşitsizliği anlayışı vb. gibi anlayışlar söz konusu olduğunda haber içerikleri de bu anlayışlara göre şekillenebilmektedir. Hak haberciliği bu şekillenmelerin, toplum yararına olmasına özen gösterebilmek adına haber üretiminde cinsiyetçi, ırkçı, fobik, eril, eşitsiz vb. söylemlere yer vermemeye çalışmaktadır. Söylemlerin sonucunda toplum içerisindeki birçok grubun veya topluluğun, diğer toplumsal unsurlardan etkilenebileceği görülebilir. Toplum içerisindeki grup ve topluluklar, aynı zamanda hak haberciliğinin alt başlıklarını oluşturmaktadır. Bunlar; çocuk haberciliği, mülteci haberciliği, kadın haberciliği gibi birçok konu ve konu başlığından meydana gelmektedir. Haberciliğin ve haberin hak haberciliği süzgecinde işlenmiş olması medyanın işletme unvanı da destekler bir harekettir. Medyada var olabilecek olan, hak haberciliği kavramı alt başlıklarını düzenleyerek ve toplum içerisinde yer alan grup ve toplulukları bilinçlendirerek sosyal sorumluluk anlayışına hizmet edebilir.

Kadın odaklı habercilik veya kadın haberciliği, hak haberciliğinin bünyesi altında gelişme göstermiş bir alt başlık olarak görülebilir. Hak haberciliği anlayışı ile birlikte yol alabilecek olan kadın haberciliği toplum içerisindeki kadın, cinsiyet, toplumsal cinsiyet eşitliği, hak eşitliği gibi kavramların haberin üretiminde ve haberde yer almasını da sağlamaktadır. Gündem oluşturma konusunda medya birçok kavramı tüketici olan izler veya dinler kitleye yönlendirebilmektedir. Hak haberciliği, kadın haberciliği çerçevesi içerisindeki kavramları gündeme getirmek ve kavramlarla ilgili gündem oluşturmak adına bir görev üstlenmektedir. Toplumda geçmişten günümüze kadar görülmüş olan erkek egemen düzen, kadının toplumdaki konumunun belirlenmesinde ve temsilinde bir rol oynamaktadır. Geleneksel toplum sürecinden modern toplum sürecine geçişte kadının önemi ve konumunda kadına yönelik olumlu değişimler görülmektedir. Görülen olumlu değişimler yine de erk düzenin sağlamış olduğu temsiller ile var olmuştur. Kitle iletişim araçlarının yaygınlaşması ile medyada da kadın temsilleri daha yaygın bir hal almış olduğundan söz edilebilir.

Eril düzenin oluşturmuş olduğu temsiller sadece toplum içerisinde değil medya ürünü olan haberlerde de görülebilmektedir. Toplumun oluşturduğu veya var olan kültür ile medya bir ilişki içerisindedir. Kültürlerin ürettiği değerlerin nezdinde oluşabilecek herhangi bir haber kadının toplumdaki değerini ve konumu da gözler önüne getirmektedir. Toplumdaki olabilecek olan bir ataerkil sistem, medya ürünlerine de etki ederek haber gibi ürünlerde ataerkil düzenin oluşturacağı kadın temsilleri yer almasına neden olabilir. Utma‘ nın belirttiği üzere, ‘‘Medya içerikleri toplumsal değerler ile yakından ilişkili olup, haber üretim sürecinde toplumsal cinsiyet algıları ve kadına yönelik bakış açıları egemen olmakta, cinsiyetçi ve eril söylem haber metinlerinde kendisini göstermektedir.’’ (Utma, 2020: 1080). Haberde yer alabilecek herhangi bir görsel, ses vb. unsur veya haber metinde yer alabilecek herhangi bir söylem kadına yönelik olumlu veya olumsuz yargılara ya da eyleme dönüşebilmektedir.

Haberdeki söylemin oluşturacağı etki toplumdaki bireylerin üzerinde bir tahakküm oluşturabilir. Dil, özellikle haberde kullanılacak olan dil toplum üzerinde kurulacak olan tahakkümün oluşmasında önemli bir rol üstlenmektedir. Dilin erk yapısı ve cinsiyetçiliği kadının medyadaki temsilini etkilemektedir. Oluşabilecek olan bir tahakküm durumu kadına yönelik bir dönüşe sebep olmak ile birlikte, eril bir toplum düzeni içerisinde kadınlar için olumsuzluklara yol açabilmektedir. Hak haberciliği anlayışı ile oluşturabilecek olan bir haberdeki söylem ise toplumdaki kadın rolünü başka bir boyuta taşınabilmesine neden olabilmektedir. Erkek egemen düzendeki toplumda hak eşitliğine vurgu yapabilir, kadınların hak ve hürriyetlerine dair bilgilendirmeler sağlanabilir ve bunların sonucunda da kadınlar için toplumun eril düzeninde olumlu değerler kazandırılabilir. Medya ürünlerinden birisi olan haber ve diğer medya ürünlerinde kadının temsili, kadına toplumsal düzenin yüklemiş olduğu sıfatlarda da görülür. Toplumun yapısında kadına atfedilmiş birçok sınıfsal, cinsiyetçi ve ayrımcı sıfatlar haber ürününde de yer alabilmektedir. Kadın haberciliği, hak haberciliği ile birlikte oluşan habercilik anlayışından kaynaklı olarak toplumdaki ve medyadaki kadın temsillerin metalaşmış olarak yer almamasına neden olmaktadır. Akyol’un söz ettiği gibi, ‘‘Kadının medyada genel olarak temsil edildiği rollerin (geleneksel rol; anne, iyi eş… , kurban; aldatılan, şiddet gören… , cinsel nesne) dışında ve erkekten bağımsız olarak medyada ve medyanın en önemli argümanı olan haberlerde yer bulduğunda beklenen toplumsal bilinçlenme ve zihniyet değişimi için başlangıç olacaktır.’’ (Akyol, 2014: 21). Kadın haberciliği bu doğrultuda kadının toplumdaki yerini ve toplumla ilişkilenmesi açısından dikkate değer bir rol üstlenmektedir. Toplumdaki kadının konumlandırılışı, toplumda kadına olan yargı ve söylemler kadın odaklı habercilik doğrultusunda bir değişime uğrayarak toplumun eşitlikçi yapısına destekler nitelik kazanır. Kadın haberciliği, kadının yaşam içerisinde var olan alanlardaki görünürlüğünü tek boyutlu olarak ele almayarak kadını yaşamın her alanında eşit ve tek tipleştirilmemiş şekilde var olmasını destekler. Haberler siyasal, ekonomik, kültürel, toplumsal vb. birçok alanda topluma bilinç kazandırmaktadır. Kadın odaklı haberlerde ise topluma, kadın olgusuna yönelik eril algıdan uzak, eşitlikçi doğru ve gerçek bir şekilde bilinç kazandırılmaktadır. Kadın haberciliği ve hak haberciliği toplumun medya okuryazarlığı konusunda geliştirerek medyanın her ürününde yer alan mesajın okunmasında rol almaktadır. Özellikle kadın odaklı içeriklerin ve haberlerin toplum tarafından anlaşılabilmesi adına medya okuryazarlığı gerekli görülebilecek bir çözümleme ve değerlendirme becerisidir.

Gerek ulusal basında, gerek küresel dünya basınında haberde kadının temsili, kadının dönem içerisindeki yer alışına göre şekillenmiştir. Kadının toplumdaki algılanışı haberin kadına yönelik içeriğini etkilemiştir. Kadın haberciliği haberi, kadının toplumdaki konumunu göz önünde bulundurarak haberdeki kadın olgusunu erk düzenden uzak bir habercilik anlayışı ile aktarır. Toplumsal cinsiyet rollerinden ve tek tipleştirilmeden uzak hak odaklı bir habercilik, kadın haberciliğinin toplumu bilgilendirme ve yönlendirmedeki habercilik görevini de sağlamaktadır.  Bu görev işletme olarak medyaya sorumluluk anlayışını kazandırmaktadır. Toplumlar ve uluslar medya ürünü olan haber ile birlikte kadına olan anlayışını değiştirebilmektedir. Bir enformasyon ve bilinç kazandırma aracı olan medyanın, kadın odaklı habercilik ile birlikte toplumda kadının konumunun belirleme konusunda, payının büyük olabileceği söylenebilir.

Önerilen Kitap:

  • Kadın Odaklı Habercilik (Derleyici: Sevda Alankuş)
  • Kadınların medyadaki temsilinin irdelendiği kitap ile birlikte okur, yeni bir medya okuryazarlığının bilgisini edinmektedir.

KAYNAKÇA

  • Akyol, O. (2014). ANA HABER BÜLTENLERİNDE KADININ SUNUMU . Atatürk İletişim Dergisi , (7) , 15-38.
  • Erdoğan Tosun, G (2007). İnsan Hakları ve Medya. İçinde: S. Alankuş (der.), Kadın Odaklı Habercilik, BİA, İstanbul: IPS İletişim Vakfı Yayınları, 80-104.
  • Özuğurlu, M . (2009). HAK HABERCİLİĞİ . İstanbul Aydın Üniversitesi Dergisi , 1 (1) , 159-168 .
  • Utma, S . (2020) . TÜRK KÜLTÜRÜNDE KADIN OLMAK VE MEDYADA KADININ TEMSİLİ . Uluslararası Sosyal Araştırmalar Dergisi , 13 (70) , 1080.
0 Shares:
Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bunlar da hoşunuza gidebilir
Okumaya Devam Et!

Sevginin Beş Dili

İnsanların günümüzde karşılaştığı en yaygın ilişki sorunlarından biri, sevgiyi bir başkasınadolaylı ve doğrudan bir şekilde ifade etmektir. Neredeyse…