Güç, en ikna edici söylemdir.

Friedrich Schiller

Retorik, günlük hayatımızda sık sık kullandığımız iletişimin doğru tekniğini öğreten bir bilimdir. Bilimlerin kraliçesi olarak da adlandırılan retoriği keşfeden iki büyük insandan bahsetmek gerekirse Cicero ve Dimosthenis öne çıkar. Cicero, retorik biliminin birinci kurucusudur, ayrıca çok iyi bir hatiptir. Dimosthenis ise kekemeymiş. Etkili ve ikna edici konuşma sanatının öncülerinden birinin kekeme olması oldukça ilginç bir durum olduğunu söyleyebiliriz. Dimosthenis, kekemeliğini gidermek için bir yıl boyunca ağzına çakıl taşları doldurup denize karşı şiirler okumuştur. Nedenini ise “Kelimeleri doğru telaffuz etmek için ağzıma çakıl taşları doldurdum. Böylece kekemeliğimi yendim, insanları etkilemek için sadece etkili kelimeler seçmek ve beden dilini kullanmak yetmez, bunun yanında ses tonunu da etkili kullanmak zorundadır. Ses tonumu güçlendirmek için denize şiirler okudum.” olarak açıklamıştır.

Retoriğin üç başlığı vardır:  giriş, gelişme ve kapanış. Şimdi dilerseniz retorik bilimini yakından incelemeye başlayalım.

Giriş

İnsanlarla ilk kez karşılaştığımızda onlara bazı mesajlar veriyoruz. Bu mesajları üç farklı kanal üzerinden aktarıyoruz.  Bunlardan birincisi duruş, kıyafet ve beden dili. İkincisi ses tonu, üçüncüsü ise konuşmaya başlarken kullandığımız kelimeler. Bu üçünün toplamında karşı tarafta ilk izlenimimizi oluşturuyoruz. İlk izlenimin en önemli noktası da karşımızdaki insanların bizim hakkımızdaki çoğu kararı bu aşamada veriyor olması ve iletişimin devamını oldukça etkiliyor olmasıdır. Biriyle tanıştığınızda 8-10 saniye arasında karşımızdaki kişi hakkında bir sonuca varıyoruz. Çoğu insan bu sonucu ön yargı olarak tanımlıyor fakat bu ön yargı değil, ilk izlenimdir. İlk izlenime yüksek oranda önem vermelisiniz. 

Olumlu bir izlenim  oluşturmak için birkaç yol var. Bunlardan birisi, mutlaka dişlerinizi gösterin yani tebessüm edin. Bu tebessüm insanlarda pozitif enerji oluşturacak ve çevreniz sizi daha sempatik bulacaktır. Tabii bu tebessüm sahte olmamalı, gerçek ve içten şekilde gülümsemeniz gerekir. İkincisi ise konuşacağınız konu hakkında bir çerçeveniz olmalı yani iletişim esnasında gereksiz bilgi vermemelisiniz ve cümlelerinizi kısa tutmalısınız. Cümleniz ne kadar basit olursa insanları etkilemeniz o kadar kolay olur. Aslında bu bir manipüle tekniğidir. Hâlâ bazı siyasiler bu tekniği kullanır. Cümlelerini basit tutarlar ve bu cümleleri birkaç kez tekrar ederler. Giriş kısmında dikkat etmemiz gereken şeyler bunlardı, şimdi bir adım öteye, gelişme kısmına geçelim.

Gelişme

Retoriğin kalbi olan gelişme kısmında iş ya da özel hayat olmasının önemi olmadan kullanmamız gereken kelimeleri öğreneceğiz. Bu kelimeleri kullanmamak sohbet esnasında daha sağlam temeller üzerinde gitmenizi sağlayacak.

1.     Yanılıyorsun

‘Yanılıyorsun’, hayatımızdan çıkarmamız gereken bir kelime. İnsanları oldukça rahatsız eden bu kelimeyi  kullandığımızda karşı taraf isteyerek ya da istemeyerek kendini savunmaya geçer ve sohbetin seyri değişir. Bu yüzden karşınızdaki kişi artık size daha temkinli yaklaşacak ve ortak bir paydada buluşmanız zor bir hal alacak.

2.     Yaklaşık

‘Yaklaşık’ kelimesini özellikle iş hayatında kullanmamak gerekiyor ama biz bu kelimeyi hayatımızda çokça kullanıyoruz. Kullanılmaması zor bir kelime ama daha güçlü bir iletişim için kullanmayı bırakmamız ya da en azından azaltmamız gereken bir kelime. Peki neden yaklaşık kelimesini kullanmamak gerekiyor? Çünkü bu kelimeyi kullandığımızda karşı tarafa, duruma pek hakim olmadığımız hissi oluşturur bununla birlikte karşımızdaki insan bize tam olarak güvenmiyor. Yaklaşık kelimesi yerine ‘civarında’ kelimesini kullanmak konuya daha hakim olduğumuz fikrini karşı tarafa verir.

3.     Ama/Fakat

‘Ama’ kelimesinin güçlü bir özelliği var. Bu özellik bizim işimize yarayacak bir özellik değil maalesef. ‘Ama’ kelimesini kullandığımız zaman beyinde bloke etkisi oluşturur. İsterseniz çok güzel olumlu bir cümle kurun, cümle sonrasında ‘ama’ kelimesini eklediğimizde beyin söylediğimiz güzel şeylere değil ‘ama’ dedikten sonraki kısma odaklanır. “Ama” yerine “bununla birlikte” kelimesini kullanabiliriz. Örnek verecek olursak “Giydiğin elbise seni çok güzel göstermiş, boynunu da ortaya çıkarmış bununla birlikte bu ayakkabıyı değil mavi ayakkabını giyseydin daha güzel olabilirdi.” demek karşımızdaki insanın bize karşı savunmaya geçmesini değil bizi dinlemesini sağlayabilir.

Kullanmamız gereken kelimelerden birkaçı bunlardı şimdi de retoriğin bize kullanmamızı önerdiği bir kelimeye bakalım.

Çünkü

Çünkü kelimesini kullandığımızda insanlar aslında devamını çok da dinlemiyor.

Harvard Üniversitesi’nin deneyine göre fotokopi çektirmek için sırada olan insanlara üç farklı şekilde soru soruluyor. Birincisi “Affedersiniz beş sayfam var fotokopi makinesini kullanabilir miyim?’’ sorusu soruluyor ve insanların %60’ı önlerine geçmesine izin veriyor. İkincisi “Affedersiniz önünüze geçebilir miyim? Çünkü acelem var.’’ diyor ve insanların %94’ü önlerine geçmesine izin veriyor. Sonuncusu ise “Affedersiniz önünüze geçebilir miyim? Çünkü fotokopi çektirmem gerekiyor.’’ diyor ve insanların %93’ü önlerine geçmesine izin veriyor.

Bu deneyle insanların çünkü kelimesinden sonrasını dinlemedikleri ortaya somut olarak konuluyor.

Şimdi ise gelelim konuşmayı sonlandırmaya. Kapanış kısmına geçiyoruz.

Kapanış

Retoriğe göre konuşma nasıl geçerse geçsin, konuşma olumlu olarak kapatılmalıdır. Çünkü iletişim kurduğunuz insanın aklında kapanışı nasıl yaparsanız, izlenimi öyle bırakırsınız . Kapanışta mutlaka teşekkür ediyoruz. İçten bir teşekkür olmasına gayret ediyor ve mümkünse doğru bir şekilde tokalaşıyoruz. 

Göz teması, tebessüm ve dik duruş doğru tokalaşmanın başlıca unsurlarıdır.

Retorik bilimini öğrenerek daha kuvvetli ve etkili iletişim kurabilirsiniz. Böylece iletişim kurduğunuz insanların aklında daha kalıcı yer edinirsiniz.

   

KAYNAKÇA

(Benlioğlu, İkna’nın Sırrı Retoktik’te Saklı, 2019)

(Clear, Copy Machine Study, 2015)

0 Shares:
Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bunlar da hoşunuza gidebilir
Okumaya Devam Et!

Dijital Ayak İzi Nedir?

Dünya üzerinde bilinen 4.57 milyar internet kullanıcısı, 3.81 milyar sosyal medya kullanıcısı vardır. Ve bu kullanıcılar internet üzerinde…
Okumaya Devam Et!

Vücut Saatimiz

“Zaman öldürmek yerine bir şeyler yapın. Çünkü zaman sizi öldürüyor.” Paulo Coelho Genellikle işlerimizi bir an önce halledip…