BİTKİLER DÜNYASININ KARANLIK TARAFI: ADAMOTU

Go and catch a falling star,

Get with child a mandrake root,

Tell me where all past years are,

Or who cleft the devil’s foot,

Teach me to hear mermaids singing,

Or to keep off envy’s stinging…

John Donne

Birçoğumuzun ünlü film serisi olan Harry Potter’dan aşina olduğu, topraktan söküldüğünde müthiş bir çığlık sesi çıkaran ot… Bitkiler dünyasının daha çok karanlık tarafında yer alan, köklerinin tuhaf bir şekilde insana benzemesi sebebiyle korkunç bir üne sahip olan adamotu, diğer bir adıyla mandragora…

Adamotu, patlıcangiller (Solanaceae) familyasından olan, en çok Akdeniz bölgesinde yayılım gösteren, soluk mavi çiçekli, sarı yuvarlak meyveli, atropin, hiyosiyamin, skopolamin alkaloidlerini içeren zehirli bir bitki türüdür. Birçok kültürde kendine yer edinen mandragora, uygun olmayan dozlarda kullanıldığında ölümcüldür. Uygun dozlarda ise yatıştırıcı, anestezik ve halüsinojenik etkileri vardır. Yerin üstünde oldukça normal görünen bu bitkinin yerin altında da bir o kadar anormal ve ürkütücü bir görüntüsü var. Bu görüntüye sebep olan bitkinin garip kökü, insana benzetilmiş  ve bu benzerlik birçok farklı inanışı da beraberinde getirmiştir. Antik çağlarda büyücülerin, falcıların ve iksir malzemelerinin gözdesi olarak kabul edildiğini de rahatlıkla söyleyebiliriz böylece. Hastalıklarına şifa arayanların, zenginlik, şöhret, uzun ömür düşkünlerinin ya da birini kendine aşık etmek isteyenlerin adeta baş tacı olmuştur adamotu.

Farklı kültürlerde farklı isimler alan adamotunu, Türkler Abdüsselam otu, Adamotu elması gibi isimlerle anmıştır. Başka coğrafyalarda kullanılan yaygın isimlerinden birkaçı ise; Şeytan elması, Şeytan otu ve Fil kulağıdır. Ayrıca, geceleri uzaktan titrek bir alev gibi görünen ışık saçtığı için Şeytan mumu da denilmiştir.

Eski zamanlarda, bitkinin topraktan çıkarıldığında çığlık attığına ve bitkinin bu çığlığını duyan kişiye ölüm veya delilik geldiğine inanılırmış. Bundan dolayı bitkiyi topraktan sökmek için çeşitli yöntemler önerilmiş. Bir yöntem olarak; bir hafta aç bırakılmış köpeğin boynuna, aynı zamanda bitkinin açığa çıkan köküne de bağlı olan bir ip bağlanırmış, köpeğe et koklatıldıktan sonra et uzağa fırlatılır ve köpek onu yakalamak için koştuğunda kök topraktan çıkar ve acı bir çığlık atarmış. Bu çığlıktan etkilenilmemesi için de kulaklara sıkıca balmumu tıkanması önerilirmiş.

Birçok farklı inanışın simgesi olmuş adamotuna, onu yetiştirenin ödüllendirileceği, bu bitkiye verdiği her şeyin iki katı olarak kendilerine döneceği gibi anlamlar da atfedilmiş. Mısırda ilahi bir güce sahip olduğu anlamı yüklenen bitki, uzun ömür vadeden iksir yapımında kullanılırmış, Yahudilikte ise adamotunun cennette yetiştiğine inanılırmış. Kökleri kadın ve erkek vücuduna benzetildiği için cinsellikle ilişkilendirilmiş bitkinin, afrodizyak etkili olduğu da söylenir. Aşk tanrıçası Afroditin diğer bir adının Mandragonitis olmasının ise elbet bununla bir ilgisi var. Adamotu ününü tüm bunların yanında yaptığı halüsinojenik, anestezik etkilerine de borçludur. MÖ 200’ de yapılan bir savaşta general olan Hannibal, madragoradan yapılmış bir şarapla düşmanlarını pusuya düşürerek zafer kazanmış ve böylece kimyasal savaşı başlatmıştır. Birinci yüzyılda yaşamış olan Dioscorides, adamotu kökünün kabuğundan yapılan iksirin, ameliyat olacaklara verilmesiyle bunların derin bir uykuya dalacaklarını ve böylelikle sancı çekmeyeceklerini söylemiştir. İbn-i Sina ise Kanun adlı eserinde adamotu tohumundan hazırlanan lapanın eklem ağrılarını giderdiğinden ve tohumlarının rahim hastalıklarını iyileştirdiğinden bahsetmiş, Sezar ve Büyük İskender de seferlerinde adamotunu benzer şekilde kullanmıştır.

Romeo ve Juliet’in o meşhur final sahnesinde de karşımıza çıkar adamotu. Shakespeare, Paris’le evlenmemek için belladonna içip sahte ölümünü hazırlayan Juliet’in diri diri mezara gömülme korkusunu,

”Ya duyarsam topraktan sökülen adamotlarının çığlıklarını

Çıldırmış bu çığlıkları duyan ölümlüler

dizeleri ile anlatır.

Günümüzde hala ülkemizin Akdeniz ve Ege bölgelerinde ve farklı coğrafyalarda bu rivayetlere inananların var olduğu söylenir. Ancak bir kısım da çıkan bu rivayetlerin, kökçülerden başkalarının kök sökmemesi için uydurulmuş hikayeler olduğunu söyler. Biz burada adamotu bitkisinin daha çok karanlık tarafından dem vurmuş olsak da, aslında tüm bitkilerin aydınlık ve karanlık tarafları vardır. Adamotu bitkisi de iyileştirecek kadar etkili ancak öldürecek kadar da güçlü bir bitkidir.

Kaynaklar:

https://www.atlasobscura.com/ The History and Uses of the Magical Mandrake, According to Modern Witches

https://acikradyo.com.tr/botanitopya/adamotu-gizemli-dunyanin-tuhaf-bitkisi

Stewart Amy. Wicked Plants. (2009)

Benzer Gönderiler

Yorumlar

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Reklam

İnstagram

Popüler Gönderiler

EKİP LİDERLİĞİ

     Liderlik sözcüğünü halk ağzında düşündüğümüzde aslında ne kadar da havalı bir isim öyle değil mi? ‘’Lider, liderim…’’...

İLETİŞİMDE DOĞRU DÜŞÜNCE KENDİNİ BELLİ EDEN BİR ANAHTARDIR

ÖZET Herkes tarafından bilinmektedir ki; iletişim hayatımızın olmazsa olmaz tamamlayıcılarından biridir. İletişimin genel iki hattından söz etmek gerekirse; ilki...

Doğru Meslek Seçimi

Yanlış meslek seçimi, daha başlangıçtan bir tıkanıklığa mahkûm olacağınız anlamına gelir.      İlber Ortaylı - Bir Ömür Nasıl Yaşanır?