21. Yüzyılda hayatta kalma sanatını öğrenebilmek için ilk önce onu tanımlamak gerekir. 21. Yüzyıl hayatta kalmak için savaşmamız gereken bir canavar mı? Yoksa bizi başarıya götürecek ortağımız mı? Rakibimiz de olabilir pek tabii. 21. Yüzyılın bünyesinde neleri barındırdığını kısaca betimleyelim. Bu sanatın icracısı olma yolunda ilk adımımızı atmış olalım.

At arabalarından, kalın ansiklopedilerden ve aylarca yolu gözlenen mektuplardan uzaya gönderilen araçlara, cebimize sığan e-kitaplara ve farklı kıtalara birkaç saniyede gönderebileceğimiz maillere geçiş yaptık. Bu değişimin başrolü elbette teknoloji. Teknolojinin varlığı değişimi tek başına açıklamaya yetmese de etkileri güçlüdür.

Teknolojik buluşların getirdiği yenilikler bilim dünyasını zenginleştirirken toplum yaşamını şekillendirmiş ve bireyi adaptasyona zorlamıştır. Doğanın değişen iklim şartlarına adapte olan canlılar nesillerini devam ettirmeyi başardığı gibi insan da örgütsel yaşam içindeki değişimlere ayak uydurmayı hayatta kalmak için öğrenmelidir.

21. Yüzyılın getirdiği yenilikler bilgiye ulaşmayı kolaylaştırdı ve iletişim ağımızı küresel ölçekte genişletti. Marshall McLuhan’ın deyimiyle “küresel köy” haline gelen 510.100.000 km2 dünyada rekabet arttı. Küresel pazarda birbirleriyle rekabet halinde şirketler olduğu gibi bu şirketler içindeki çalışanlar arasında da rekabet had safhada. Çünkü pazarda başarı göstermek ve kazancını arttırmak isteyen her şirket gelişimlerine katkı sağlayabilecek nitelikli çalışanlar aramakta.

Avların çiğ çiğ yendiği Afrika savanlarını hatırlatan 21. Çağda hayatta kalmak adeta bir sanata dönüşmüştür. Kovalanan av ise para, prestij ve konfordur.

Lidyalıların bulmasıyla yaşamın merkezine oturan para, paranın açamayacağı kapıları aralayan prestij ve prestijin getirdiği konfor yaşamak için 21. Yüzyılda ihtiyaç duyduğumuz unsurlar arasında. Bu unsurların niteliği faaliyet gösterdiğimiz mesleğimize göre değişkenlik gösterir. Peki bahsettiğim rekabet ortamı ve ihtiyaç hiyerarşisinde tercih edilen çalışan nasıl olunur? 21. Yüzyıl iş dünyasında öne çıkmanın tüyoları nelerdir?

Günün şartlarını bilmek şüphesiz ki zirveye tırmanırken kullanacağın methodu şekillendirecektir. 21. Yüzyılı betimlediğimize göre nasıl hayatta kalacağımıza geçebiliriz.

21. Yüzyıl Becerileri ve İş Yaşamı

Göçebe yaşamdan tarıma geçişle toprak zenginliği; feodal üretimden sanayi üretimine geçişle üretim araçları zenginliği ortaya çıktı. 21. Yüzyıl da ileri teknoloji getirisiyle bilgi zenginliğini doğurmuştur. Bilgiye sahip olan ve işlemesini bilen herkes başarıya ulaşabilmektedir.

Başarıdan kastım elbette bireyin kendini görmek istediği yere ulaşmış olmasıdır. Bu yüzden kısacık bir ışınlanmayla 5 yıl sonra olmak istediğin yere gidebilirsin. 5 yıl sonrasından şu ana bakıp nelere ihtiyacın olduğunu tespit edebilirsin. Tespit ettiğin ihtiyaçların üzerini tek tek çizebilmek de bilgiyi kullanabilmekten geçiyor.

Hedefe ulaşmak için gerekli olan ihtiyaçların ve bireysel yeteneklerin farkında olmak gelişimde etkili ve verimli farklar yaratacaktır. Değişen toplum bireyleri de değişmeye zorladığından fikirler, istekler ve hayaller sabit kalmayabilir. Fakat 21. Yüzyıl dünyasında her sektör için belli başlı gereklilikler vardır. Eğitmen Tony Wagner bir konuşmasında iş hayatına er veya geç atılacak her gencin ya da halihazırda çalışan kişilerin 21. Yüzyıl bilgi, teknoloji ve rekabet çağında hayatta kalmak için edinmesi gereken 7 beceriyi sıralamıştır.

1. Eleştirel düşünme ve problem çözme

2. Ağlar genelinde iş birliği yapmak ve etki yaratarak öncülük etmek

3. Hız ve uyum

4. Girişkenlik ve girişimcilik

5. Etkili sözlü ve yazılı iletişim

6. Bilgiye erişme ve bilgiyi analiz etme

7. Merak ve hayal gücü

Wagner’ın 7 becerisini yöneticiler açısından değerlendirelim.

Eleştirel düşünme, analiz etme, kavramlaştırma, tanımlama, inceleme, sorgulama, sentezleme gibi pek çok yetkinliği barındırır. Geliştirilen eleştirel düşünme becerisi iş hayatında problemleri tespit etme ve çözüme kavuşturmada birincil rol oynar. Sorunların üstesinden gelebilen çalışanlar dolayısıyla değer kazanır.

İş birliği ve öncülük becerisi bireyselleşmiş ve yalnızlaşmış 21. Yüzyılda önemini kaybetmemiştir. Corona virüsün artışına neden olduğu “evden çalışma” söz konusu olduğunda bile çalışanlar bir takım üyesidir. Kurumlar bir vücut gibi işleyiş gösterirler. Bir departmanda, takımda açığa çıkan aksaklık işleyişin gidişatını değiştirebilir.

Hız ve uyum becerisi başından beri bahsettiğim gibi kaçınılmaz olan değişim olgusuna adapte olmakla ilgilidir. Gerek bireysel gerekse kurumsal uyum yeteneği rakiplerden bir adım önde olmayı sağlar. 21. Yüzyıl hızına uyum sağlamak da temel olarak dijitalleşmekten geçiyor tabii ki. Tıpkı bir bukalemun gibi hayatta kalabilmek için mevcut şartlarla bezenmek gereklidir.

Girişkenlik ve girişimcilik becerisi edinmek toplum üyelerinin değişen istek ve ihtiyaçlarına yönelik yenilikler ve çözümler üretilmesinde yararlıdır. Atılgan olmak, yaratıcılıkla birleştiğinde tek başına bir bireyi veya kurumsal çalışanı zirveye taşıyabilir.

Aktörlerin becerilerini aktarması sözlü ve yazılı iletişim becerisinden geçiyor. Bu beceriyi bir yemeğin sunumuna benzetebiliriz. Güzel sunumlar dikkat çeker ve içeriği merak edilir. Göze hitap etmeyen sunumlar değerlendirmeye dahi alınmayabilir. Kulağa hitap eden bu beceri de hem sosyal yaşamda hem de iş hayatında büyük önem arz eder. Bu açıdan kişiyi vezir de edebilir rezil de. Üzerinde çalışılması ve geliştirilmesi çoğu durumda bizleri tercih edilen profil kılmaktadır.

Bilgiye erişme ve bilgiyi analiz etme becerisi daha önce belirttiğim gibi başarı basamaklarını tırmanmanın methodunu şekillendirmekte. Rekabetin ve dijitalleşmenin arttığını düşündüğümüzde yanlış bilgi basamakları yıkıma uğratabilir. Edinilen bilgilerin sentezi ve uygulanması bize yeni kapılar açabilir.

Son olarak merak ve hayal gücü becerisinin doğuştan geldiğini düşünebilirsin. Fakat içgüdüsel olarak gelişen merak duygusunun yanında hayal gücü genişletilebilir. Yeni insanlar, yeni diller, farklı yaşam tarzları, edebiyat, spor ve sanatla tanışık olmak yenilikler üretmeye iten 21. Yüzyılda kurtarıcınız olabilir.

21. Yüzyılın gerektirdiği bu becerileri kazanmış olmak hem kişisel gelişimimiz hem de iş hayatımız açısından değerimize değer katar. Wagner’ın 7 becerisi birey, vatandaş, çalışan, iş veren, sanatçı, sporcu, ebeveyn gibi rollere sahip bizler tarafından toplumsal ilişkilerde sağlıklı ve mutlu olmak için de edinilmelidir.

21. Yüzyılda mutlu ve öz güvenli olmak için hayalini kurduğumuz, ait hissettiğimiz yere ulaşmak adına kendimizin en iyisi olmaya çabalamalıyız. Elimizdeki imkanları en verimli şekilde değerlendirmeyi, krizi fırsata çevirmeyi öğrenmeliyiz. Bu sayede 21. Yüzyılda hayatta kalma sanatını ustalıkla icra edebiliriz.

Kaynakça ve İleri Okumalar:

7 Skills students need for their future

0 Shares:
1 yorum
  1. Artık 21. yüzyılda nasıl hayatta kalacağımı sizin sayenizde biliyorum. mükemmel yazı <3 yazılarınızın devamını sabırsızlıkla bekliyorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bunlar da hoşunuza gidebilir
Okumaya Devam Et!

Başarının Altın Anahtarı: MOTİVASYON

“Başarı cüretin çocuğudur.” – Benjamin Dİsraeli “Başarının sırrını çözen çoğu kişi, motivasyon sözlerinin gücünün farkındadır.” –Nesrin Bayraktar “Başarmak…